
Sitenin adı "Yansıyan Güzellikler" fakat gündeme o kadar daldım ki şu ana kadar İsmail Cem'i, Uğur Mumcu'yu, Barış Manço'yu, Abdi İpekçi'yi anmak dışında hiçbir güzellik yansıtamadığımı farkettim.
Aslında benim ülkem o kadar da sevimsiz bir yer değil! Herhangi bir anda herhangi bir nedenle herhangi bir Nazım Hikmet, Attila İlhan, Can Yücel şiiri okuduğunuzda yahut internette gezelerken girdiğiniz bir siteden bir Livaneli, Akbayram, Karaca şarkısı dinlediğinizde mutlu olabilirsiniz.
Elinizde teknolojik imkan ve kitaplara verecek kadar para yoksa(en büyük yalan) sokaklarda dolaşmayı denemelisiniz. Ankara'da Etimesgut, Sincan veya Ulus'un herhangi bir sokağında yürürken dahi hoş görüntüler görebilirsiniz tabii hoş olmayan şeyleri sıyırmayı başarabilirseniz...
Bu ülke garip bir ülke Nuri Bilge Ceylan'ın dediği gibi içine kapanmış yalnız bir ülke! Kendi içinde kendi evladını, kardeşini, komşusunu boğmaktan zevk alan bir ülke! Böylesine bir yerde delirmemek insanın kendisine bağlı tamamiyle...
Eğer yaratılmaya çalışılan korku imparatorluğunun bir parçası olmayı seçer ve köşenize sinerseniz meydanı aklı gerilere teslim etmiş ve Mustafa Kemal'e ilkokulda her gün verdiğiniz yeminden dönmüş olursunuz.
Merhum süper vali Recep Yazıcıoğlu'nun da dediği gibi
"Bir ülkede namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o ülke kurtulmaz!"
Sevgisizlikten, karşılıklı saygıdan yoksun kalmamışsak ve hala şerefli bir insanız diyebiliyorsak ne mutlu bizlere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder