
19 Ocak 2007'yi dün gibi hatırlıyorum. Lisenin bizim zamanımızdaki sistemle ikinci senesi, soğuk, yağmurlu bir Sinop havası... Bir arkadaşımızın evinde toplanmış, Analetik Geometri yazılısına çalışıyoruz sözde.
Gün boyunca yapılan batak partileri, arada sırada okunan notlar falan derken saat 7 civarı kumandayı almıştım elime, Mehmet Ali Birand'ın suratı mosmordu. Alt haber başlığında "Hrant Dink'i kaybettik" yazısını farketmem zaman aldı. Neden sonra irkildim, daha bir kaç gün evvel Can Dündar'ın o dönem sunduğu "NEDEN" programında fikirlerini dinlediğim ve gerçek bir Türkiye sevdalısı olan Hrant Dink katledilmişti işte...
Anadolu'da dünyaya gelen, Anadolu toprağıyla, rüzgarıyla, yağmuruyla ve ekmeğiyle büyüyen Hrant'ın 17 yaşında sözde milliyetçi bir tetikçi tarafından haince arkasından vurularak öldürülmesini hazmedemiyordum. Kamera kayıtlarından şahsın kimliğinin saptandığı ve fellik fellik arandığını duymak nedense içimde buruk bir mutluluk yaratmıştı. Bu sefer bir aydının katledilişine gerek halkın gerekse polisin seyirci kalmayacağını düşledim belki de...
Bir an Abdülkadir Aksu gerçeğini unuttum belki. Bahriye Üçok'un, Necip Hablemitoğlu'nun ve sayısız aydının haince katledilmesinin üstüne gidemeyen adamın İçişleri Bakanımız olduğunu aklımdan çıkarmıştım...
Aradan dört yıl geçti, ipince hapishaneye giren genç katil zanlısı büyüdü, semirdi, tosun gibi oldu maşallah... Yasin Hayal adında soytarı bir azmettirici ortaya atıldı, ihmali olanlar güya sürüldü ancak soruşturma somut olarak bir adım yol alamadı!
"Hepimiz Ermeniyiz!" sloganları yanlış anlaşıldı, barış ve demokrasi sevdalıları vatan hainliğiyle suçlandı. Trabzonluların hepsi potansiyel katil ilan edildi, içişleri bakanı görevine devam etti!
Dört yıl önce bugün Türkiye sevdalısı, Türk dostu bir adamcağız katledildi üstelik hiç de sahibi olmadığı görüşler ona yıkılmaya çalışılarak... Kinaye dolu, Asala sempatizanlarını yeren laflarını başka başka yorumlayarak...
Eşi Rakel hanım ve ailesini en çok üzense şüphesiz İsmail Türüt adlı soytarının Samast'a yazdığı methiye olmuştur! Bir Karadenizli olarak, sevimli insanların barındığı Trabzon'u karalama kampanyası da cabası üstelik...
Dört yıl önce bugün bir güvercin katledildi, barışın ve demokrasinin güvercini. Agos'un kalbi, ailesinin direği, Türkiyeli Ermenilerin simgesi bir güvercin...
Dört yıl değil dört asır geçse, katillerin bulunana kadar gücümüz yettiğince yaşatacağız bu ayıbı Hrant! Gözün arkada kalmasın!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder