1 Şubat 2010 Pazartesi

Bir Kuşağa Ispanak Sevdiren İnsan





Hemen lafa gireyim 1 Şubat'tan çıkmak üzereyiz biliyorum ancak bu yazıyı geç yazmamın sebebi Abdi İpekçi ve Barış Manço'ya gereken önemi verebilmek için arada bir mesafe tutmaktı...



Televizyonla ilk tanışmamızdan itibaren hep onun "7'den 77'ye" isimli programını beklerdik arkadaşlarımla vakit geçirirdik. Biraz büyümüştük artık ama yine de keyif alıyorduk onu televizyonda görmekten.




Üstelik evde bugün yerini CD lere bırakan kasetleri doluydu. "Gülpembe" ile uyur, "Kara Sevda" ile coşardık ve büyülü sesine kaptırırdık kendimizi. Bizim için çok özeldi onun yüzünü görmek ve onun sesinden şarkılar dinlemek...



9 yaşındaydım ve ilk defa çok sevdiğim bir insanı kaybetmiş olmanın farkındalığını taşıyordum. Hava o gün Karadeniz'in en kuzeyinde bir hayli sıcaktı, tüm mevsim süren yağmurlu havaların aksine...


Tatil vakti hep geç kalkardım hele sömestırda istemeyerek gittiğim o okulun bitişinin kısa süreli keyfini sürdüğüm günlerde yataktan çıkmazdım hiçbir şekilde. Ama o gün saat 8-9 civarı uyandığımı anımsıyorum.Televizyonu açtığımda, gözlerimden ilk defa biri için yaş akıyordu.


Bana ve tüm çocuklara ıspanak yemeyi öğreten, büyülü sesli, uzun saçlı, tüm dilleri konuşabilen adam öldü diyordu spiker. İnanmak istemeyip, kanalları değiştirme çabalarım faydasız kalmıştı, tüm kanallar tek birşey söylüyordu. "BARIŞ MANÇO'yu kaybettik!"
1 Şubat'ı güzel kalabilen tek güzel şeyse sanırım hala onun şarkılarını dinleyip haz alabilmek...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder