2 Şubat 2010 Salı

İdeolojinin Dini Olmaz




Yıllardan beri siyasi ideoloji dini temellere oturtmak ve bunun üzerinden propogandalar yapmak benim ülkeme, Avusturya'ya, Sırbistan'a ve Arnavutluk'a ait bir uygulama olarak kalmıştır 21.yüzyılda yaşlı kıta Avrupa'da...




DİN'i geniş anlamda ele alalım. Bir insaln Hristiyan olabilir, Yahudi olabilir, Müslüman olabilir, Budist olabilir hatta putperest de olabilir. Hepsinin içinde bir inanç vardır ve bu inanç hayat biçimlerini şu veya bu şekilde belirler.




Ancak ideolojilerin dini olmaz olamaz. Pek çok farklı dine mensup kimse aynı partiye oy verebilir ya da o partiden seçilme hakkını kullanmak isteyebilir. Ancak bir kaç Avrupa ülkesinde - ki başını biz çekeriz- siyasi ideolojiler her zaman dini temellerle anlatılmaya çalışılmıştır.


Örneğin yıllardan beri hem sosyalizmi karalamak isteyenler hem de sosyalizm maskesi altına sığınıp işi felsefi, ekonomik ve idari bakımdan başka yönlere çekmek isteyen, aslında sosyalizmin "SOS" un da S.O.S veren kişiler tarafından Türkiye'de böyle gösterildi sosyalizm...




Şimdi sosyalizm üzerinden verdiğim örnekle devam edecek olursam sosyalizmi müslümanlıkla, budizmle, hristiyanlıkla ve diğer dinlerle ilişkilendirmeyi başarabilirim.


Örneğin Budizm'de de sosyalizm de de bireysellik tamamiyle arka plana atılmıştır. Kişisel varlığın önemi yoktur. Toplumun huzuru sağlandığı ölçüde bireyin önemi anlam kazanır ve değer taşır. Yine her iki ideolojide de insanlar sadec e ihtiyaçları kadarını kullanırlar geri kalanı paylaşım araçları ve ürünleri olarak dağıtılır.


Bir açıdan Lenin Sosyalizmin Budasıdır. O da sarayın içerisindeki mutluluğa tercih etmiştir enternasyonel mutluluğu yani lafın kısası sosyalist ve budistler emperyal ve dünyaya hakim bir devlettense dünya barışına hizmet edecek bir devlet isterler.


Sosyalistler aynı zamanda müslümandırlar. Komşusu aç iken tok yatmayı düşünemezler. Aynı zamanda putperesttirler ama paranın ya da zevkin kölesi değil mutluluğun kölesidirler. Ve Hristiyanlardır kutsal bir ruha benzetirler önderleri Vladimir İlyiç'i...


Her ideolojiyi bir dinle özdeşleştirmenin bir manası yok çünkü diğer farklı ideolojilerin de her dinle paralel noktaları bulunabilir. Yani ideolojilerin evrenselliği söz konusudur. Hayat biçimini elbette bu ideolojiler gibi din de etkileyebilir ama kesinlikle bu ideolojilerden bağımsızdır.


Ülkemizden örnek vermek gerekirse Müslümanlığın savunucusu olduğunu iddia eden AKP aslında yolsuzluğun iktidarıdır, bu partiye kendisini ateist diye tanımlayanlar da oy verebilmektedir ya da Hristiyan azınlıktan oy aldıklarına da ben bizzat şahidim.


Amerika'da da muhafazakar parti olan Cumhuriyetçilere oy verenler arasında Katolik, Protestan, Ortadoks, Yahudi yada Müslüman hayat tarzıyla yaşayan insanlar da bulunur. Kısacası Dini temellerde bir ideoloji kurma fikri saçmadır.


Yeryüzünde her ideoloji ve her fikir değerlidir tabii faşizm dışında çünkü akla, mantığa ve hümanizme sığmayan bir ideoloji varlıktan yoksundur. Varlığı sadece isminden ibarettir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder