26 Mart 2010 Cuma

"Ana"






Uzun bir aradan sonra tekrar yazmaya başlama fırsatı bulmaktan dolayı bir hayli mutlu olmakla beraber ülkemin içinde bulunduğu kaotik durumun geçen bu süreye rağmen bırakın düzeldiğini, geriye dahi gittiği ve çatışma ortamının alevinin daha da parladığını söylemek mümkün.




Gündemin ana konusu "ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ" öncelikle belirtmek isterim ki mevcut anayasanın değişmesini normal şartlarda istemeyecek kimsenin olduğuna inanmıyorum, inanmak da istemiyorum.




82 Anayasasının şu hali zaten ellinin üstünde tecavüze uğradığından, bu şekliyle varlığını sürdürebilmesine imkan, ihtimal dahi yok. 100 yıl sonra hukuk fakültelerinde 82 Anayasası okutulurken bu anayasadan çok 28 yıl bu anayasaya katlandığımız için o kuşağın yüzleri kızaracaktır.




Şu anki taslağın mevcut şekliyle kabul edilmesi düşünülemez. Özellikle yargı bağımsızlığını tamamen çöpe atıp sivil diktaya hizmet eden maddeler çıkarılmadıkça bu anayasanın meşrulaştırılması düşünülemez.




Burada en önemli nokta CHP ve MHP'nin AKP'yi dinlemiyor imajını çizmemeleri. Zira karşılarında öyle taktisyenleri olan bir adam var ki her durumda mazlum rolüne bürünebilen bir aktör gibi...




2007'yi hatırlayın, Türban krizini hatırlayın, Ergenekon soruşturmalarını, Balyoz Harekat Planı İddiasını, Bülent Arınç'ın takip edilmelerini... Hepsi bir sistem halinde getirilip önümüze konurken aynı hatayı tekrar yapmak hatadan çok aptallık olacaktır.




Rakibi iyi analiz edip, onu kendi silahlarıyla vurabilecek, çözümsüzlüğün değil çözümün kaynağının kendilerinden geçtiğini gösterebilecek ve bunu tüm halka ispatlayabilecek akıllı bir muhalefet istiyorum. Benim tanrıdan dileğim budur fazlası değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder